Teknoloji, çalışan deneyimini ve sadakatini nasıl dönüştürüyor?

Teknoloji, çalışan deneyimini ve sadakatini nasıl dönüştürüyor?

Bir çalışanın şirketiyle ve işvereniyle kurduğu etkileşimin tamamını tanımlayan çalışan deneyimi, bugün insan kaynakları profesyonellerinin gündemlerinin merkezinde konumlanıyor. Doğru teknoloji kullanımıyla iyi bir çalışan deneyimi sunabilen şirketler, bu başarının pozitif etkilerini büyümelerinde, cirolarında ve pazar paylarında görebiliyor.

Deneyim kavramı, son yıllarda iş dünyasının en anahtar sözcüklerinden birine dönüştü. Bu kavramlardan biri de işyerinde ortaya çıktı. İngilizcede employee experience (EX) olarak tabir edilen çalışan deneyimiyle, yalnızca kazandıkları maaşlarla mutlu olmayan çalışanlar, işe giriş sürecinden işten ayrılmaya, tüm aşamalarda parçası oldukları kuruluşların sunduğu deneyimlere odaklanmaya başladı. Durum böyle olunca nitelikli işgücünün tercihlerini etkileyen ve kararlarını belirleyen bu kavram, kuruluşlara yetenek kazandırmaya odaklanan uzmanların önceliklerinden birine dönüştü.

Weoll olarak bu yazıda öncelikle “Çalışan deneyimi nedir?” sorusuna odaklanacağız. Bu deneyimi oluşturan unsurları yakından inceleyip, her yıl trendlere göre güncellenen çalışan deneyiminde 2022’nin öne çıkanlarına göz atacağız. Akabinde, teknolojinin benzersiz çalışan deneyimleri yaratmak isteyen şirketlere nasıl yardım edeceğini ve Weoll olarak ihtiyaçlarınıza yanıt bulmak amacıyla geliştirdiğimiz ileri teknolojili çözümlerin işinizi nasıl kolaylaştıracağını özetleyeceğiz.

Çalışan deneyimi nedir?

Çalışan deneyimi, bir kişinin iş ilanıyla karşılaştığı ilk andan şirketten ayrıldığı ana kadar, öğrendiği, yaptığı, gördüğü ve hissettiği her şeyin toplamıdır.

Yazar Jacob Morgan, The Employee Experience Advantage kitabında çalışan deneyiminin şirketlere kazandırdığı avantajı şu cümleyle özetliyor:

‘Paranın artık çalışanlar için birincil motivasyon olmadığı bir dünyada çalışan deneyimine odaklanmak, şirketlerin yaratabileceği en umut verici rekabet avantajıdır. — Jacob Morgan, The Employee Experience Advantage’

Çalışanlar artık yalnızca finansal çıkarları gerekçesiyle çalışmak istemiyor. Şirket kararları ve işleyişler hakkında daha çok söz sahibi olmak, işe girişten ayrılışa ve hatta sonrasına, her aşamada değer görmek isteyen çalışanlar, çalıştıkları kuruluşların onları bir meta ve “kaynak”tan çok insan olarak görmelerini bekliyor. Çalışanlar, kariyerlerine yatırım yapan, yeni şeyler öğrenmeleri için alan açan ve gelişimlerini kolaylaştıran şirketleri tercih ediyor. Bu sebeple geleneksel anlamıyla çalışan bağlılığı, iyi bir çalışan deneyimi tasarımına dönüşüyor.

Çalışan deneyiminin aşamaları

Çalışan deneyimi, çalışan yaşam döngüsünün (employee lifecycle) beş aşamasından oluşuyor. Şirketlerin iyi bir çalışan deneyimi tasarlamak için her bir aşamada, çeşitli kriterleri gözden geçirmesi gerekiyor.

  • İşe alım (Recruitment): İşe alma sürecinin uzunluğu, işe alma maliyeti, tekliflerin kabul edilme oranı ve işe alınan kişilerin donanımları, bu sürecin tasarımında dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında sıralanıyor. Şirketlerin iş ilanlarına gelen başvuru sayısı ve niteliğini, mülakat süreçlerinin uzunluğunu, tekliften sonra geri dönüşün kaç günde geldiğini, kaç teklifin olumlu sonuçlandığını tek tek değerlendirerek, aday çalışan deneyimini iyileştirebilmek için eksik noktaları tespit etmesi gerekiyor.
  • İlk katılım (Onboarding): Bir organizasyona katılan kişilerin iş hayatı deneyimleri ne kadar fazla olsa da, yeni bir yapıda var olmak zaman alıyor. Bu noktada oryantasyon sürecinin iyi tasarlanması, işe alınan kişinin yapacağı görevlerin belirlenmiş ve kişiye doğru biçimde aktarılmış olması gerekiyor. Yeni başlayan çalışanlar, hızlanmak ve uyum sağlamak için bir hızlanma süresine (ramp time) ihtiyaç duyuyor. Weoll olarak geliştirdiğimiz, işletmenizin tüm kurumsal dokümanlarına tek noktadan erişmeyi mümkün kılan bilgi yönetimi platformumuzla, ilk katılım süreçlerini hızlandırıyoruz. Ayrıca, ‘Aramıza Yeni Katılanlar’ modülüyle gelen Kurum İçi İletişim Süreçleri çözümümüzle, şirketlere yeni çalışanları için sıcak bir karşılama sunmasını sağlıyoruz.
  • Gelişim (Development): Şirketlerin, sürdürülebilir büyüme ve kârlılık için sahip oldukları yetkinlikleri daima geliştirmesi gerekiyor. Eğitim bütçeleri sağlamak, çalışanların kendilerini geliştirme ve terfi isteklerini ölçmek, görev süreleri boyunca üretkenlik ve takım uyumlarının nasıl geliştiğini izlemek, farklı pozisyonları deneyimle şansı vermek gibi eylemlerin gerçekleştirilebileceği bu bölüm için, iyi tasarlanmış bir performans yönetimine ve terfi süreçlerine sahip olmak gerekiyor.
  • Elde tutma (Retention): Çalışan bağlılığı ne kadar yüksek olursa olsun, kendi kariyerlerine yatırım yapmak isteyen yetenekli çalışanlar, daha iyi tekliflere sıcak bakabiliyor. Bu aşamaya gelmiş bir çalışanı kaybetmek ise şirketler için finansal açıdan olumsuz bir sonuç olarak nitelendiriliyor. Zira yetişmiş işgücünü yitirmek, işe alım sürecinin yeniden başlaması ve önceki paragraflarda sıraladığımız her aşamanın yeniden yürütülmesi anlamına geliyor. Bu durumda şirketlere, en bağlı çalışanlarının dahi işten ayırabileceğini hesaba katarak, önemsedikleri çalışanlara sunduğu deneyimi sürekli iyileştirmek düşüyor.
  • İşten ayrılma (Exit): Emeklilik, başka bir iş ya da başka bir kariyer yolculuğu gibi tercihlerle işten ayrılan çalışanların da hâlâ o şirketin bir parçası, mezunu olduğunu unutmamak gerekiyor. İşten ayrılma sürecini kötü yönetmek, marka itibarına zarar verme potansiyeli taşıyor. Bu noktada ayrılma kararı veren çalışanların bu kararlarının arkasındaki motivasyonu keşfetmek, çalışan deneyimini iyileştirmek noktasında önem kazanıyor. Ücretler mi yetersiz? Yönetici ilişkileri mi kötü? Baskıcı ve stresli bir iş ortamı mı var? Tüm bu soruların yanıtları, açık sözlü olmaya ikna edilebilecek çalışanların deneyimleriyle keşfedilebiliyor. Kurum İçi iletişim Süreçleri platformumuzla, geribildirim toplamayı bu noktaya gelmeden önce kolaylaştırabiliyor ve şirket kültürünün bir parçası haline dönüştürebiliyoruz.

2022’de çalışan deneyimi

Toplumlar, ekonomiler, kültürler ve işgücü kuşakları değiştikçe, çalışanların deneyim kavramından anladıkları da değişiyor. Bir küresel salgının ardından, tüm iş süreçlerinin dijitale taşındığı ve uzaktan çalışmanın yeni bir norma döndüğü bir çağda, Z kuşağının işgücüne her gün daha fazla katıldığını da düşündüğümüzde, çalışan beklentilerini her yılın trendlerine göre anlamak ve deneyim tasarımına bu perspektiften şekil vermek gerekiyor.

27 ülkeden yaklaşık 14 bin tam zamanlı çalışan yürütülen anket, bu konuda nitelikli bir referans oluşturuyor. Rapora göre:

  • Çalışanların %66’sı, deneyim kavramını bağlılıkla ilişkilendiriyor.
  • %72’si çalışan esenliğini (employee well-being) iyi bir deneyimin olmazsa olmazı sayıyor.
  • Çalışanların %67’si, yöneticilerinin etkisinin ve şirket yönetimine güvenin deneyimi iyileştirdiğini düşünüyor.
  • 10 çalışandan yaklaşık 7’si büyüme ve gelişmeye önem verirken, katılımcıların %66’sı kurumsal sosyal sorumluluğu çalışan deneyiminin bir parçası olarak görüyor.

Teknoloji çalışan deneyimini nasıl iyileştirir?

PwC’nin yürüttüğü araştırmaya göre, Türkiye’deki 10 insan kaynakları yöneticisinden 8’i, yeni dijital / teknolojik araçlar sağlamayı iyi bir çalışan deneyiminin parçası olarak görüyor. Raporda ayrıca çalışan deneyiminin önem kazandığı vurgulanıyor. PwC’nin insan kaynakları yöneticilerine ve insan sermayesi liderlerine yönelttiği küresel ankette ise katılımcıların %68’i şirketlerinin dijital dönüşüme çok fazla yatırım yapacağını ifade ediyor. Çalışan deneyiminin aşamalarını sıraladığımız bölümde söz ettiğimiz her süreç, bugünün teknolojileriyle kolaylaşıyor. Dilerseniz, bunun nasıl olduğunu birkaç maddede özetleyelim:

  • Teknoloji, uzaktan çalışmayı kolaylaştırır. Birlikte çalışmaya olanak tanıyan iş uygulamaları, uzaktan çalışma çağının olmazsa olmazıdır. Yeni teknolojiler sayesinde çalışanlar aynı doküman üzerinde beyin fırtınası yapabilir, ortak tablolar üzerinde çalışabilir ve iş akışlarını görev yönetimi platformları üzerinden takip edebilir.
  • Teknoloji, geribildirim almayı kolaylaştırır. Kurum içi iletişim ve insan kaynakları süreci için ortak bir platform kullanan şirketler, çalışanlarının düşüncelerini anlık anket ve geribildirim formlarıyla kolaylıkla öğrenebilir. Weoll olarak yüksek teknolojinin olanakları ve iyi çalışan deneyimlerinin ilhamıyla geliştirdiğimiz platformumuzda yer alan anket, “Bence/Bir Fikrim Var” ve geribildirim gibi entegre araçlarımızın bu süreci kısaltacağına inanıyoruz.
  • Teknoloji, şirkete dair bilgileri tek platformda toplar. Özellikle onboarding sürecini hızlandırmak isteyen şirketlere, şirket dokümanlarının, organizasyon şemasının, çalışan yan haklarının herkes tarafından her an erişilebilir olduğu, Weoll bilgi yönetimi platformumuzu öneriyoruz.
  • Teknoloji, karmaşık prosedürlerin kolay takip edilmesini sağlar. Zimmet, izin, avans, bordro gibi ayrıntılar, çalışanlara çoğunlukla karmaşık gelebilir. Geliştirdiğimiz İnsan Kaynakları Süreçleri Çözümümüzle, bu karmaşık süreçleri tek platformda erişilebilir kılarak çalışanların işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz.
  • Teknoloji, girişimciliği ve çoksesliliği destekler. Düzenli olarak geribildirim veren ve yeni fikirlerini çekinmeden söyleyebilen çalışanlar, kurum içi girişimciliği destekler. Weoll’un ‘Bence / Bir Fikrim Var’ gibi modülleriyle, çalışanların şirket yönetiminde, iş akışlarında daha çok söz sahibi olduklarını fark etmelerini hedefliyoruz. Zira bu durumun bağlılıklarını artıracağını ve bunun da performanslarına yansıyacağını biliyoruz.
  • Teknoloji, değişimlere ayak uydurma çevikliğini artırır. Kodsuz (no-code) yaklaşımla desteklenen kurum kültürü ve insan kaynakları çözümleri, şirketlerin değişen süreçlerine uygun formlar, sayfalar, süreçler ve duyurular tasarlamasını mümkün kılar. Weoll olarak yüksek teknolojiyi temel alan, kurum içi iletişimi ve süreç yönetimini iyileştirmeyi hedefleyen çözümlerimizi, formları, sayfaları, anketleri sürükle-bırak yöntemiyle kolaylıkla özelleştirmeye olanak tanıyan editör ve sihirbazlarla birlikte sunuyoruz.

Bu yazımızda teknolojinin son dönemin yükselen kavramı çalışan deneyimini nasıl iyileştirebileceğini özetlemeye çalıştık. Weoll olarak şirketlerin dijital dönüşüm ve yeniden yapılanma süreçlerinde tüm iletişim ve süreç yönetimi ihtiyaçlarını tek platformda keşfetmeleri için alan açarak, güçlü bir kurum kültürü inşa etmek isteyen organizasyonların yanında oluyoruz.

Perakende, üretim ya da dijital sektörlere özel olarak hazırlanmış platformlarımızın yanı sıra, grup şirketleri için de model çözümler geliştirerek, her ölçekten şirketin insan kaynakları, kurum içi iletişim, bilgi yönetimi ve kurumsal kaynak yönetimi gibi ihtiyaçlarına tek platformdan yanıt vermelerini sağlıyoruz. Google Workspace ya da Office 365 gibi küresel iş yazılımlarıyla entegre çalışan platformlarımızı kullanarak, çalışan deneyiminde başarı hikayelerine imza atıyoruz.

Bizi daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Facebook
Twitter
LinkedIn

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizimle İletişime Geçin

Dijital dönüşüm gerçekleştiren kurumların yeniden yapılanma süreçlerinde, onlara seçim özgürlüğü tanıyor; kurumların kendine has iş yapış biçimlerine uyum sağlıyor, kurumsal iş ve iletişim süreçlerinin verimliliğini artırıyoruz.

    Top